21 Şubat 2013 Perşembe

"Amour-Aşk"





"Amour-Aşk"

                   Adından da anlaşılacağı üzere bir aşk hikayesi ama burda sonsuz aşk ve birliktelikten bahsediliyor. Filmin akışına gelince seyri hayli yavaş ve sürükleyici bir hikaye değil, fakat filmin sonunda herbiriniz farklı sonlar tasarlayacaksınız ve " Ben ne yapardım?" sorusunu defalarca kendinize soracaksınız. Ben yinede filmin daha etkileyici olması açısından geçmişteki yıllardan bir kaç anının da film' de gösterilmesini tercih ederdim. Böylelikle bu çiftin arasında geçen aşk hikayesinin nasıl başladığını ve geliştiğine de tanık olabilir ve bu yaşlı adamın merhamet duygusundan mı? yoksa gerçekten onun ilk aşkı olduğu için mi? ilgilendiğini anlayabilirdik.. 

DipNot: Mahsun Kırmızıgül filmlerindeki merhamet, vicdan teması vıcık vıcık paylaşılmamış, hatta o filmlerin duygusal yönden ligth'ı diyebiliriz. Ayrıca fransızların soğuk yapısı aralarındaki mesafeli duruş direk yansıtılmış.. 


 ''Her şey şimdiye kadar olduğu gibi devam edecek. Kötü olan daha da kötü olacak.
Böyle devam edecek ve bir gün son bulacak.''

Amour / Love /Aşk -Michael HANEKE (2012)
 









The skin I live in - İçinde yaşadığım deri

    

                                          "The Skin That I Live In-İçinde yaşadığım deri"
          30 Aralık 2011 tarihinde vizyona giren film başlarda izleyicide fazlasıyla merak uyandırıyor.  Film puzzle gibi bölümlerden oluşuyor. Parçaları koydukça en son aşamada resim ortaya çıkıyor. Yani filmi son 20 dk 'da çözüyorsunuz diyebilirim. Benim gönlümü fethetti .  Ayrıca vera' yı oynayan aktrist Elene Anaya filmi alıp götürmüş..

Mutlaka izlenmeli diyorum .
Filmin verdiği mesaj: "İntikam bir insana herşeyi yaptırabilir ve geçmiş asla saklı kalmaz."

Dip Not: Film ile ilgili özet hikayeyi vermek istemiyorum, çünkü filmin en sevdiğim özelliği tahmin yürütmeye yönlendirmesi, bu yüzden hiç bir şey bilmeden bu gerilim filmi daha keyifli olacaktır. Ve aile' ye uygun bir yapıda değildir.



La tête en friche - My Afternoons with Margueritte(Garip Dostluk)

 

            Öncelikle izlediğim başarılı filmlerden biri olduğunu söyleyebilirim.. Film başlarda biraz durgun geçsede kendini adeta bağlıyor. Bu bir dostluk hikayesi ve içinde şefkat dokunuşları da bir hayli fazla. Beni en çok etkileyen ise filmin sonundaki şiir benzeri bir seslendirmenin olması ve verdiği mesajlar içerinde '' öğrenmenin ve kitap okumanın yaşı ve zamanın olmaması..'' Tavsiyem bu filmi özel bir anınızda eğlenmek için değil öğrenmek ve belkide özlediğiniz duyguları tekrardan yaşamak için seyredin . 

Ve dip not: Filmin sonundaki şiiri sizin için not aldım :) Umarım beğenirsiniz.


"Aşk ile şefkat arasında eşine az rastlanır bir cevher.. Gidicek başka bir yeri yoktu. Kendine bir çiçeğin adı verilmişti ve kelimelerin arasında yaşıyordu. İnsana saç baş yolduran sıfatlar, bazısı insanın aklına zorla giren ot gibi büyüyen fiiller vardır. Oysa o nazikçe zihnimden yüreğime girdi. Aşk hikayelerinde yalnızca aşk yoktur, bazılarında tek bir seni seviyorum bile bulunmaz.. Yinede birbirimizi seviyoruz.. Eşine az rastlanır bir cevher. Ona şans eseri parkta rastlamıştım. Fazla yer tutmuyordu,tüylü bir güvercin kadardı.. Kelimelerin isimlerin arasında kaybolmuştu,bana sayfaları gözlerimin önünde canlanan kitaplar verdi. Şimdi gitme daha vakit gelmedi gelmedi küçük çiçeğim..Bana kendinden birşeyler daha kat, bana yaşamından birşeyler daha kat.. Bekle ! Aşk hikayelerinde yalnızca aşk yoktur.Bazılarında tek bir seni seviyorum bile bulunmaz, yinede birbirimizi seviyoruz! " ( La tête en friche - My Afternoons with Margueritte)